Asya/Kore Kozmetiği ile ilgili genel bilgiler

Merhabalar^^

Sanırım bir açılış yazısı yazmam gerekiyor ama içimden gelmiyor niyeyse. Zaten sağdan soldan sürekli dikkatimi dağıtacak şeylere maruz kalıyorum. İlk yazım biraz dağınık ve tuhaf olabilir. Kusuruma bakmayın^^

Bu yüzden direkt konuya gireyim; bu blogda, kullandığım eşyalardan ve tatlı/yemek tariflerimden bahsetmeyi düşünüyorum. Tabii bu değişebilir ^^

İlk yazımı Kore ağırlıklı, Asya kozmetik ürünleri üzerine giriş niteliğinde yazmak istedim.  Bunun için de önce bazı şeylerden bahsetmem gerekiyor.

Öncelikle kolajenden bahsetmek istiyorum.

Cildin yaşlanması söz konusu olduğunda akla ilk gelen suçlu kırışıklıklardır. Oysa uzmanlar, yüz hatlarının çökmesinin bir kadını kırışıklara kıyasla çok daha yaşlı gösterebileceğini belirtiyor. Cildin çökmesini önleyen, ona sıkılık ve dirilik veren sihirli madde ise, kolajen” (http://www.sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/YasamaDair/2009/05/09/cildin_genclik_kaynagi)

Yazımın devamında üstte alıntıladığım yazının tamamını paylaşacağım^^

Derinin altındaki yağ tabakasının yaş ilerledikçe yok olması sonucu deride sarkma başlayacağını zaten ortaokulda görmüştük, bilmem dikkatinizi çekip hafızanızda benimki gibi korkulası bir izlenim bırakmış mıydı? Yaşlanmak değil de, vücutta bir şeylerin yok olması, diş çekilmesi bile beni ürkütür 😀 Yoksa, hayat böyle^^

Kolajenin önemini ise yakınlarda öğrendim. Annem, Doktorum programında izlediklerini anlattı. Göz çevresi vs hep bu kolajenin azalması sonucu çöküyormuş.  Aşağıdaki yazıyı okuyabilirsiniz:

Cildin yaşlanması söz konusu olduğunda akla ilk gelen suçlu kırışıklıklardır. Oysa uzmanlar, yüz hatlarının çökmesinin bir kadını kırışıklara kıyasla çok daha yaşlı gösterebileceğini belirtiyor. Cildin çökmesini önleyen, ona sıkılık ve dirilik veren sihirli madde ise, kolajen

Cilt tarafından sentezlenen, yüze ovalliğini ve sıkılığını veren ‘kolajen’ lifleri, ilerleyen yaşlarda yıpranıyor, üretimi azalıyor ve cildin sıkılığını sağlamak, yüz hatlarının ovalliğini korumak konusunda yetersiz kalıyor. Bu nedenle cilt, yüz hatlarındaki netlik kaybı ve yanaklarda, şakaklarda ve boyunda oluşan çökmeler sonucunda en az kırışıklar kadar yaşlı görünüyor. Yaşlanma süreci ve bunun cilt üzerindeki etkileri hakkındaki sorularımızı, Dermatoloji Uzmanı Dr. Eylem Acar cevapladı.

– Yaşlanma sürecinin cilt üzerindeki etkileri neler? 
– Kronolojik yaşlanma sonucu epidermis incelir, cilt altındaki koruyucu olan yağ tabakası azalır. Özellikle hormonal değişim sürecinde kolajen liflerin üretimi yetersiz kalır. Sonuçta ciltte kırışıklar, yüz hatlarında çökmeler oluşur. Yüz ovali belirginliğini kaybeder. Yaşlanma deyince aklımıza ilk olarak kırışıklar gelir ama bizi asıl yaşlı gösteren yüz hatlarındaki bu çökmelerdir.

– Kolajen nedir? Cilt için neden önemli? 
– Kolajen cildin yapıtaşıdır. Vücudumuzun yüzde 25’i kolajen iken, cildimizin yüzde 75’i kolajenden oluşur. Kolajen doğal olarak vücut tarafından üretilir, aynı zamanda parçalanır. Cildimizin sıkılığını, esnekliğini ve dolgunluğunu sağlar, yüze ovalliğini kazandırır.
– Kolajen eksikliği nelere sebep olur? 
– Cilt yaşlanmasının temel sebeplerinden biri kolajen eksikliği. İlerleyen yaşlarda kolajen üretimi yavaşlar, kolajen kırılması hızlanır. Böylece cilt sıkılığını ve dolgunluğunu kaybeder, yüz hatlarında çökmeler ve yüz ovalinde sarkmalar meydana gelir.
– Kaybettiğimiz kolajeni nasıl geri kazanabiliriz? 
– Cildin orta (dermis) tabakasında bulunan kolajen içerden ve dışardan desteklenebilir. Dışardan desteklemede dikkat edilmesi gereken kolajen moleküllerinin boyutudur. Moleküller büyük olduğunda cilt hücrelerine giremez. Bu yüzden kolajen üretimini tetikleyen ve cildin orta katmanına kadar ulaşabilen küçük boyutlu ‘Aktif Kolajen’ içeren kremler sayesinde kaybettiğiniz kolajeni geri kazanabilirsiniz.”

Peki neden Asya?

Uzak doğu ile az çok ilişiği olanlar için bunu anlatmaya neredeyse hiç gerek yok.  Dizi ve filmlerinden gözümüz mükemmel ciltlerine aşinalar zaten. Ayrıca hiç yaşlanmıyorlar, yaşlarını göstermiyorlar.. Tabii bize göre ^^

Koreliler her zaman böyle miydi peki?

Kore’ye iş için gidip gelen bir aile var.  Kore ile bizim gibi ilgili değiller. Fakat konuşma sırasında gözlemi sonucu söylediği şey, halkının çok bakımlı ve temiz olmalarıydı. Hatta üstüne basa basa erkelerin bile aynı şekilde olduklarını söylemişti.

Kendim gidip görmedim, fakat yüz ve cilt bakımına çok önem veriyorlar. Dış güzelliğinse %90 önemli olduğu bir ülke. İltifat ederken biz “çok iyisin, kibarsın, naziksin” derken onlar “çok güzelsin” diyorlar. Buluştuğum Koreli bir kız, daha ilk tanışmamızda bana da öyle dedi. Sürekli de tekrarladı. Bu gerçekten güzel olup olmamakla ilgili değil. Bir iltifat. Ben de bunu bildiğim için havalara uçmadım tabii 😀

Dizilerde rastlamışsınızdır; hediye niyetine birbirlerine “cildi güzelleştirici vitamin” veriyorlar, birbirlerine içmeleri gerektiğini hatırlatıyorlar vs… Bu cilt vitaminlerine de değineyim. Henüz dünyada pek yaygın değil, fakat bu arkadaşlar soğuk algınlığı için değil, vücut direnci için değil, ciltlerinin pürüzsüz ve parlak olması için vitamin takviyesi alıyorlar. Dış güzellik aynı zamanda içe de bağlı olduğu için (maneviyattan bahsetmiyorum ^^).

Bildiğiniz gibi Kore, Japon istilasıydı, ikiye ayrılmasıydı vs çok zorluk ve yokluk çekmiş bir ülke. Yakın ve kısa zamanda kalkınıp bu hale geldiler.

Kablolu yayın aracılığıyla KBS kanalını (Kore kanalı) izleyebiliyorum. Ve dikkat ettiğim şey, oyuncu veya ünlüler haricinde genel olarak yaşı ilerlemiş, 50’li, 60’li hatta daha yaşlı teyzelerde bizim yaş kırışıklıklarımıza oranla çok az kırışıklık olması idi. Ama rastladığım program “Zaten Asyalılar yaşlarını hiç göstermiyorlar” inancımı mantıklı bir şekilde yeniden düzenledi.

Bir belgeselde, Japon işgalinde esir alınıp kötü amaçlarla kullanılan teyzelerin hikayesini anlatmışlardı. Bu teyzeler, halen bizim gecekondu tabir ettiğimiz evlerde, devletten yardım almadan (ya da çok çok cüz’i bir rakamdı) yaşıyorladı. Teyzeler karınlarını zor doyuruyorlar, cilt bakım ürünü nereden alsınlar? Ayrıca hayatları boyunca çektikleri sıkıntıyı da eklemek lazım. Yüzlerindeki kırışıklıklar, bizim o yaştaki teyzelerimizin kırışıklıklarından daha derin, yol yol ve kat kat daha fazla idi.

Yani bu sadece genetikle alakalı bir şey değil.

Etude House gibi markaları incelerken göz altı için bile on bin tane ürünleri olduğunu gördüm. Krem falan neyse de, niye bu kadar göz altı paketleri falan var diye düşünmüştüm. Sonradan kolajenin önemini öğrenince mantıklı geldi.

Geçenlerde Flower Boy Next Door’u izlerken araya giren bir reklam ise bu kadar da olmaz dedirtti. Orta yaşlı, ama yaşını göstermeyen imajlı  bir bay ve bir bayan, işte ışıklar mışıklar hafif aksiyon havası, adam kadının yüzüyle ilgili bir şeyler yapıyor falan sonra da minik tüp halinde kolajen içiyorlar! Tabii yaşlanmaz adamlar…

Kullanılan yüz temizleme ürünleri, kremler, bb kremler, cc kremler, yüz maskeleri yanı sıra bir de hap ve sıvı kolajenler! Artık siz düşünün…

Neyse, yazımı çok uzatmadan burada bitirmek istiyorum^^ Bir sonraki yazımda kozmetikte neden Asya ürünlerine itimadım olduğundan bahsetmek istiyorum.

Görüşmek üzere~

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s